Sevgililer Günü denince herkesin aklına tek bir kalıp gelmek zorunda değil. Kimimiz mum ışığında romantizmin doruklarına çıkmak isteriz, kimimiz ise rekabet dolu bir oyun gecesinde kahkahalar atmayı... Belki de sen, sadece sessiz bir kahve molasının ve derin bir sohbetin peşindesin. Flying Tiger Copenhagen olarak biz inanıyoruz ki, en güzel Sevgililer Günü, senin ve sevdiğinin tarzını tam olarak yansıtan gündür. Büyük planların stresine girmeden, sadece o "an"ın tadını çıkarmaya odaklanmaya ne dersin? İşte kendi tarzını bulman ve bugünü unutulmaz kılman için hazırladığımız, yaratıcılık ve eğlence dolu rehberimiz! Romantik Ruhlar İçin Eğer senin için sevgi demek; yumuşak battaniyeler, loş ışıklar ve göz göze geçen dakikalar demekse, doğru yerdesin. Romantik ruhlar için Sevgililer Günü, dış dünyanın gürültüsünü kapatıp sadece birbirine odaklanmak için harika bir bahane. Evde mum ışığında film gecesi Dışarıdaki kalabalığa karışmak yerine, salonun en konforlu köşesini kişisel bir sinema salonuna dönüştürmeye ne dersin? Ama bu sıradan bir film izleme seansı olmasın. Flying Tiger’ın renginden ilham alan kırmızı ve pembe mumları sehpanın üzerine dizerek başla. Işıkları kapat, sadece mumların o sıcak ve dans eden alevleri kalsın. Mısır patlatma kaselerini hazırla (belki kalp şeklinde olanları!), en sevdiğiniz battaniyeyi üzerinize çekin ve listenizdeki o filmi başlatın. İster nostaljik bir aşk filmi, ister sizi ilk buluşmanıza götüren o klasik... Önemli olan, o filmi izlerken birbirinizin varlığını hissetmek. Arada filmi durdurup sahne hakkında konuşmak veya sadece mısırları birbirinize ikram etmek bile bu geceyi özel kılar. Unutma, en lüks sinema koltuğu bile evindeki o huzurlu kanepenin yerini tutamaz. Birlikte anı defteri hazırlama Romantizmi bir adım öteye taşımak ve bu günü ölümsüzleştirmek ister misin? O zaman sana harika bir önerimiz var: Bir anı defteri oluşturmak! Flying Tiger’ın renkli defterlerini, stickerlarını ve renkli bantlarını masanın üzerine yay. Telefonunuzun galerisinde unutulmaya yüz tutmuş o en komik, en tatlı, en "biz" dediğiniz fotoğrafları çıkarttırın. Defterin sayfalarını tasarlarken sadece fotoğrafları yapıştırmakla kalmayın; o gün ne hissettiğinizi, o an ne yediğinizi veya birbirinize o gün taktığınız o komik lakabı da yanına not düş. Bu, sadece bir el işi aktivitesi değil, aslında ilişkinizin bir haritasını çıkarmaktır. Yıllar sonra sayfaları çevirdiğinizde, sadece fotoğrafları değil, o an hissettiğiniz o sıcaklığı da hatırlayacaksınız. Birlikte bir şeyler üretmek, kalpleri birbirine daha da yaklaştıran en güçlü yapıştırıcıdır. Eğlenceyi Sevenler İçin "Benim sevgim enerjimden gelir!" diyenlerden misin? O zaman senin için Sevgililer Günü, yerinde duramamak, kahkahalarla gülmek ve belki biraz da rekabetin tadına bakmak demek. Senin tarzın, hareket ve bolca eğlence üzerine kurulu! Oyun gecesi veya escape room Eğlence tutkunları için akşamın yıldızı kesinlikle bir oyun maratonu olmalı. Flying Tiger’ın o her yaşa ve her zevke hitap eden yaratıcı masa oyunlarını kutusundan çıkarma vakti geldi. İster klasik bir kart oyunu, ister dikkat gerektiren bir kule oyunu... Küçük bilmeceler hazırlayıp evin farklı köşelerine saklayabilir, partnerinin bir sonraki ipucuna ulaşması için seninle ilgili zor bir soruyu bilmesini isteyebilirsin. Rekabetin içine tatlı bir heyecan katmak için kazananın ödülünü (belki en sevdiği tatlıyı ısmarlamak?) önceden belirleyin. Bu oyunlar sadece zaman geçirmek için değil, birlikte çözüm üretmek ve ortak bir heyecanı paylaşmak için var. Kaybedenin bile kazandığı tek yer burası, çünkü ödül her zaman birlikte geçirilen o eğlenceli dakikalar! Karaoke / bowling / lunapark Eğer "Ev bana dar geliyor, dışarıda aksiyon lazım" diyorsan, seni dışarıya, çocuk ruhunun özgürce dolaşabileceği yerlere davet ediyoruz. Sevgililer Günü’nde neden karaoke yapmayasınız ki? Sesinizin güzel olup olmaması hiç önemli değil; Flying Tiger’ın oyuncak mikrofonlarını birer prova aracı olarak kullanıp sahneye çıkın ve birbirinize en sevdiğiniz (ya da en komik bulduğunuz) şarkıları söyleyin. Ya da bowling salonuna gidip o ağır toplarla rekabetin dozunu artırın. Eğer şanslıysanız ve yakınınızda bir lunapark varsa, çarpışan arabalarda çocuk gibi eğlenmekten veya dönme dolabın en tepesinde şehre yukarıdan bakmaktan daha neşeli ne olabilir? Bu tarz bir gün, Sevgililer Günü’nün o bazen "fazla ciddi" olan havasını dağıtır ve size sadece saf bir neşe bırakır. Birlikte gülmek, bir ilişkinin en sağlam temelidir. Sakin ve Minimal Sevenler İçin Bazıları için en büyük lüks, sadeliktir. Eğer sen de "Az çoktur" felsefesini benimseyenlerdensen, abartılı dekorasyonlar veya gürültülü mekanlar yerine dinginliği tercih ediyor olabilirsin. Senin Sevgililer Günün, gürültüden uzak ama anlam bakımından derin bir gün olmalı. Kahve–tatlı molası Karmaşadan uzaklaşmanın en zarif yolu, sadece iki kupa kahve ve iki dilim tatlıda saklıdır. Evinin en güneş alan köşesine oturup Flying Tiger’ın o minimal ve şık kupalarına kahvenizi doldurabilirsin. Yanına belki birlikte hazırladığınız, belki de en sevdiğiniz fırından aldığınız küçük bir tatlı... Burada önemli olan kahvenin tadı değil, o kahveyi içerken kurduğunuz sessiz ortaklık. Telefonları bir kenara bırakın, sadece kahvenin kokusuna ve birbirinizin sesine odaklanın. Minimalist bir kutlama, dikkati dağıtan her şeyi eleyip geriye sadece "gerçek olanı" bırakır. Bu sakinlik içinde, birbirinize olan minnettarlığınızı ifade etmek çok daha kolay ve samimi olacaktır. Sadelik, sevginin en saf halini ortaya çıkarır. Uzun bir yürüyüş ve sohbet Bazen en güzel anılar, bir yere yetişme telaşı olmadan atılan adımlarda saklıdır. Sevgililer Günü’nde spor ayakkabılarını giyip kendini sokağa, bir parka veya sahil kenarına atabilirsin. Sadece yürümek, rüzgarı hissetmek ve yol boyunca karşınıza çıkan küçük detaylar üzerine konuşmak... Hayallerinizden, geleceğe dair planlarınızdan ya da o an gökyüzünün ne kadar güzel göründüğünden bahsedin. Yürüyüş yapmak zihni açar, ruhu dinlendirir ve sohbetin akışını doğal bir hale getirir. Hiçbir dekorasyon, doğanın sunduğu o uçsuz bucaksız manzaradan ve paylaşılan samimi bir sohbetten daha etkileyici olamaz. Minimalist bir ruh için dünya, yürüdükçe keşfedilen ve sevdikçe güzelleşen bir yerdir. Gördüğün gibi, Sevgililer Günü’nü kutlamanın "doğru" ya da "yanlış" bir yolu yok; sadece "senin" yolun var. İster evini bir oyun alanına çevir, ister bir defterin sayfalarında geçmişe yolculuk yap, istersen de sadece el ele yürüyerek sessizliğin tadını çıkar. Önemli olan, Flying Tiger’ın o renkli ve oyuncu dünyasından aldığın ilhamla, bu günü kendine has bir şekilde yaşaman. Senin tarzın hangisi olursa olsun, sevginin paylaştıkça çoğaldığını ve en küçük detayın bile büyük bir mutluluğa kapı aralayabileceğini unutma. Evini, ruhunu ve kalbini bu güzel güne hazırla. Çünkü her an, kutlanmaya değer!